Hoşgeldiniz Kadınlar!
Sitemiz sadece kadın üyeliklerine açıktır.

  • DOLAR
    %0,20
  • EURO
    %0,35
  • ALTIN
    %-0,62
  • BIST
    %0,76
İnme tedavisi nasıl yapılır hibrit yöntemlerin başarı oranı yüksek!

İnme tedavisi nasıl yapılır hibrit yöntemlerin başarı oranı yüksek!

İnme rehabilitasyonu nedir? İnme rehabilitasyonu nasıl yapılır? Şah damarı kaynaklı inmelerin rehabilitasyonunda gülümseyici büyümeler yaşanıyor. Türk profesörün geliştirdiği tekniklerle inmenin üzerinden 45 gün geçmiş uygun hastalara sıhhatine kavuşma kısmeti doğuyor. Mevzuyla alakalı merak edilenlen tüm ayrıntıları haberimizde bulabilirsiniz.   HASTALARA UMUT OLUYOR  Damar sertliğinin negatif neticelerinden biri olan şah damarı kaynaklı inmeler hastalığa bağlı vefat oranlarının başında […]

İnme rehabilitasyonu nedir? İnme rehabilitasyonu nasıl yapılır? Şah damarı kaynaklı inmelerin rehabilitasyonunda gülümseyici büyümeler yaşanıyor. Türk profesörün geliştirdiği tekniklerle inmenin üzerinden 45 gün geçmiş uygun hastalara sıhhatine kavuşma kısmeti doğuyor. Mevzuyla alakalı merak edilenlen tüm ayrıntıları haberimizde bulabilirsiniz. 

 HASTALARA UMUT OLUYOR 

Damar sertliğinin negatif neticelerinden biri olan şah damarı kaynaklı inmeler hastalığa bağlı vefat oranlarının başında geliyor. Geçtiğimiz senelerde Prof. Dr. Yusuf Kalko tarafından geliştirilen “İnme Cerrahisi” inmenin üzerinden bir hafta on gün geçmiş uygun hastalara da umut oluyordu. Prof. Kalko yaptıkları son hadise misallerinde inmenin üzerinden 45 gün geçmiş uygun hastalarda da cerrahi sonrası pozitif cevap alabildiklerini ifade etti.

10’UNCU GÜNE KADAR GALİBİYET SAĞLANABİLİYOR 

İnmeden sonraki ilk 6 saatlik süreçten sonra müdahale edilmesinin kayda değer bir bereket sağlamayacağına dair yerleşik kanının değiştiğini ifade eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko,” Tıp literatüründe, şah damarı tıkanıklığı sebebiyle felç geçirmiş hastalara 6’ncı saatten sonra müdahale yapılmasının kayda değer bereket sağlamayacağına dair yerleşik kanı artık değişti. Uyguladığımız inme cerrahisi yöntemiyle hastalarda 10’uncu güne kadar galibiyet sağlanabiliyor; farklı derecelerde inme geçirmiş hastaları yine hayata bağlayabiliyoruz. Bu galibiyet; hastanın genel vaziyetine göre bazen konuşma yetisinin geri gelmesi dahi söz mevzusu olabilirken, bazen hastalarımızın ayağa kalkmasını dahi sağlayabiliyoruz. Yaptığımız son hadise misallerinde ise inmenin üzerinden 45 gün geçmiş uygun hastalarda da pozitif neticeler alabildiğimizi gördük.” dedi.

‘YÜZDE 100 TIKALI DAMAR DA AÇILABİLİYOR, 100 YAŞINDAKİ HASTA DA OPERASYON OLABİLİYOR’

Damar tıkanıklığı operasyonlarında yaşın ehemmiyetinin olmadığını dile getiren Prof. Dr. Kalko, yalnızca yerel anestezi ile her türlü damar operasyonunu yapabildiklerini belirtti ve en yaşlı hastalarının 103 yaşında olduğunu söyledi. Yerel anestezi ve Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi tekniği ile asıllaşan “İnme Cerrahisi” yönteminin ileri yaş ve ilave kronik rahatsızlığı olan hastalara da uygulanabildiğini belirten Kalko yöntemle aynı zamanda yüzde 100 tıkalı damarlara da müdahale kısmeti doğduğunu ifade etti.

”İŞLEM 30-50 DAKİKA ARASINDA BİTİRİLMİŞ OLUYOR”

Yerel anestezi altında yapılan inme cerrahisi operasyonları sırasında hastanın şuurunun sarih yakalandığını ve şah damarı kaynaklı felç ile kaybedilen hissiyatın geri gelişini bu biçimde hakimiyet edebildiklerini belirten Prof. Dr. Yusuf Kalko, “Hastanın maruz kalabileceği tehlikeler yerel anestezi kullanımıyla asgariye indirgeniyor. Bu biçimde genel anestezinin karmaşıklıklarından sakınıyorsunuz. Operasyon esnasında hastanın şuurunu gözlemliyoruz. Bu da özellikle ileri yaştaki hastalar için büyük ehemmiyet teşkil ediyor. Zira bu vaziyetteki hastalar yalnızca damar meseleleri ile değil; aynı zamanda şekerden tansiyona, kalpderi, akciğer meselelerine kadar pek çok rahatsızlıkla da çaba ediyor. Şah damarı operasyonunda hastanın yalnızca boynunu uyuşturarak yaptığımız bu operasyon sırasında onlarla sohbet ediyoruz. Bu sohbet onları dinç tutuyor ve şuur kaybını önlüyor. Şuurda minik de olsa bir bozulma olması gidişatında hemen bir kanül dayanağıyla beyne kan yollayıp hastanın dinç kalmasını sağlıyoruz. Bu esnada damarın içini arınıp süratli bir biçimde kapatıyoruz. İşlem 30-50 dakika arasında bitirilmiş oluyor. Bu operasyonlar stentin uygun olmadığı hastalarda da avantaj sağlıyor.” biçiminde konuştu.

HİBRİT YÖNTEMLERİN GALİBİYET ORANI YÜKSEK.

Son yarıyılda uyguladıkları Hibrit yöntemlerin de inme rehabilitasyonunda ehemmiyetli bir büyüme olduğuna dikkat sürükleyen Dr. Kalko,”Her ne kadar damar sıhhati hakkında gözetici doktorluğu ön tasarıya çıkarmaya çalışsak da erken tanıya dikkat sürüklemeye çalışsak da ne yazık ki gelen hastalarımızdan da gördüğümüz kadarı ile insanlar hastalık ilerlediğinde ancak doktora müracaat etiyorlar. Bu da rehabilitasyonda ciddi güçlükleri birliktesi getiriyor. Biz takribî 10 yıldır Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi yöntemi ile yerel anestezi altında hasta ile konuşa konuşa yaptığımız operasyonlarda uygun hastalarda çok rakamda damarı açmayı muvaffak olduk. Gerek bacak damarlarına müteveccih gerekse şah damarına müteveccih harekâtlarla damar cerrahisinde ülkemiz ismine ciddi düzey kat ettik. Son yarıyılda uyguladığımız “Hibrit” yöntemlerle hem sarih cerrahi, hem anjiyo ve stent operasyonlarını aynı anda uyguluyoruz. Çok karmaşık olayları ve kitabi olarak ‘açılamaz’ denilen damarların bu yöntemle açıldığını gördük. Tabi bu bireye özel bir rehabilitasyon tasarıyı çerçevesinde ilerliyor. Tüm hastalarda aynı yöntemden bahsedemeyiz. Bazı hastalarda yalnızca cerrahi ile kimilerinde teşebbüssel yöntemle kimilerinde de Hibrit yöntemlerle neticeye erişilebiliyor. Deneyimli takım, deneyimli cerrah ve hastaya uygun yöntem rehabilitasyon tasarılamasının ehemmiyetli kriterleri arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN